Türkiye’de yapay zekâ alanındaki yatırımlar hız kazanırken, TÜBİTAK da bu dönüşümü destekleyecek önemli bir adım attı. Kurum, 1711 Yapay Zekâ Ekosistem 2026 Yılı Çağrısı kapsamında yeni dönem başvurularını resmen açtı. Çağrının amacı, üniversiteler, araştırma merkezleri ve özel sektörün aynı proje çatısı altında buluşmasını sağlayarak yapay zekâ teknolojilerinin gerçek ihtiyaçlara yönelik ürün ve çözümlere dönüşmesini desteklemek.
Başvurular, TÜBİTAK’ın PRODİS sistemi üzerinden 15 Haziran - 18 Eylül 2026 tarihleri arasında kabul edilecek. Başvuru yapacak kuruluşların çağrı dokümanındaki güncellenen kuralları dikkatle incelemesi öneriliyor.
Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı Nedir?
1711 Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı ilk kez 2022 yılında başlatıldı. Programın temel amacı, yalnızca araştırma yapmak değil; geliştirilen yapay zekâ teknolojilerinin gerçek sektör ihtiyaçlarına cevap veren ürünlere dönüşmesini sağlamak.
Bu modelde üç farklı yapı birlikte çalışıyor:
- Yapay zekâ çözümüne ihtiyaç duyan müşteri kuruluş
- Teknoloji geliştiren şirket veya KOBİ
- Üniversite ya da kamu araştırma merkezi
Bu iş birliği modeli sayesinde akademik bilgi doğrudan sanayiye aktarılabiliyor ve geliştirilen çözümler daha hızlı ticarileşebiliyor.
2026’da Hangi Alanlar Öncelikli?
Bu yılki çağrıda beş stratejik alan ön plana çıkıyor:
- Akıllı üretim sistemleri
- Akıllı tarım, gıda ve hayvancılık
- Finans teknolojileri (FinTech)
- İklim değişikliği ve sürdürülebilirlik
- Akıllı eğitim teknolojileri
Özellikle finans teknolojilerinin öncelikli alanlar arasında yer alması, dijital ödeme sistemleri, yapay zekâ destekli finans uygulamaları ve veri analitiği çözümleri geliştiren girişimler açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Türkiye İçin Neden Önemli?
Yapay zekâ artık yalnızca teknoloji şirketlerinin gündeminde değil. Bankacılıktan sağlığa, üretimden eğitime kadar birçok sektör, rekabet gücünü artırmak için yapay zekâ yatırımlarını hızlandırıyor.
Bu çağrı sayesinde;
- Üniversitelerde geliştirilen bilgi sanayiye aktarılabilecek.
- Yerli yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesi teşvik edilecek.
- Şirketlerin Ar-Ge kapasitesi güçlenecek.
- Türkiye’nin küresel yapay zekâ rekabetindeki konumu desteklenecek.
NexaPara Analizi
Son yıllarda yapay zekâ yatırımlarında dikkat çeken ülkeler yalnızca yeni modeller geliştirmeye odaklanmıyor. Aynı zamanda bu teknolojilerin gerçek sektörlerde kullanılmasını sağlayacak ekosistemler oluşturuyor.
TÜBİTAK’ın 1711 programı da tam olarak bu yaklaşımı benimsiyor.
Özellikle finans teknolojileri, akıllı üretim ve eğitim teknolojileri gibi alanlara verilen öncelik, Türkiye’de yapay zekânın yalnızca araştırma konusu olmaktan çıkıp ekonomik değer üreten projelere dönüşmesini hedefliyor.
Önümüzdeki yıllarda bu program kapsamında geliştirilecek projelerin; dijital bankacılık, üretim otomasyonu, karar destek sistemleri ve veri analitiği gibi alanlarda daha fazla yerli çözümün ortaya çıkmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Sonuç
Yapay zekâ alanındaki küresel rekabet hız kesmeden devam ederken, Türkiye de kamu destekli programlarla bu yarışta daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyor.
2026 Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı, yalnızca yeni projelerin desteklenmesi açısından değil; üniversite, özel sektör ve araştırma kurumları arasındaki iş birliğini güçlendirmesi bakımından da önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
NexaPara olarak yapay zekâ, dijital finans ve teknoloji ekosistemindeki önemli gelişmeleri takip etmeye ve analiz etmeye devam edeceğiz.
